Endüstriyel Yapay Zekâ Neden Sahaya İnemiyor? Model Değil, Süreç Problemi
Yapay Zekâ Neden Laboratuvarda Kalıyor?
Endüstriyel yapay zekâ projelerinde en sık karşılaşılan problem, geliştirilen modellerin laboratuvar ortamından çıkamamasıdır. Yüksek doğruluk oranları, başarılı test sonuçları ve etkileyici demolar; üretim sahasına gelindiğinde yerini performans düşüşlerine ve sürdürülebilirlik sorunlarına bırakır. Bunun temel nedeni, yapay zekânın yalnızca bir model olarak ele alınmasıdır.
Model Başarısı Neden Yeterli Değildir?
Gerçekte yapay zekâ projeleri; veri toplama, etiketleme, model eğitimi, doğrulama, versiyonlama ve saha kullanımı gibi birden fazla aşamadan oluşur. Bu adımlar farklı araçlar, farklı ekipler ve kopuk süreçler üzerinden yürütüldüğünde kontrol kaybolur. Veri kalitesi düşer, etiketler tutarsızlaşır ve model performansı sahada hızla bozulur.
Süreç Yönetimi Olmadan Sahaya İniş Mümkün mü?
Sahaya inemeyen yapay zekâ projelerinin ortak noktası, merkezi bir süreç yönetiminin olmamasıdır. Kim hangi veriyi kullandı, hangi etiketle hangi model eğitildi, sahadaki model hangi versiyonla çalışıyor gibi sorular net şekilde cevaplanamaz. Bu durum hem operasyonel risk yaratır hem de yapay zekâ yatırımlarının geri dönüşünü belirsiz hale getirir.
MIS-AGENT ile Uçtan Uca Yapay Zekâ Süreç Yönetimi
MIS-AGENT, Aurora Cloud Deep Learning altyapısı üzerinde çalışan, uçtan uca bir yapay zekâ süreç yönetim platformu olarak bu problemi çözmek için tasarlanmıştır. Veri setlerinin merkezi olarak yönetilmesi, kontrollü etiketleme süreçleri ve rol bazlı çalışma yapısı sayesinde yapay zekâ projeleri izlenebilir ve sürdürülebilir hale gelir.
Laboratuvardan Sahaya: Gerçek Değer Nerede Oluşur?
Platform üzerinde nesne tespiti, sınıflandırma ve anomali algılama modelleri bulut ortamında eğitilir, performans metrikleriyle analiz edilir ve edge platformlara indirilerek sahada çalıştırılır. Üretim koşulları değiştiğinde modeller hızlıca güncellenebilir ve sistem bütünlüğü korunur.
Bu yaklaşım sayesinde yapay zekâ, laboratuvarda kalan bir deneme olmaktan çıkar; üretimde güvenilir, ölçülebilir ve yönetilebilir bir mühendislik aracına dönüşür. Kurumsal ölçekte bakıldığında, bu yapı IT ve OT ekipleri arasında ortak bir dil oluşturur, karar alma süreçlerini hızlandırır ve uzun vadeli dijital dönüşüm hedeflerini destekler. Yapay zekânın gerçek değeri, ancak bu bütüncül yaklaşım sahaya taşındığında ortaya çıkar. Süreç yönetimi belirleyicidir. Sahada başarıyı belirleyen unsur budur.